MALKAR SOYKIRIMI… KANLI MART KATLİAMI


574779_4959Adilhan Adiloğlu
1944 yılının ilkbaharında, II. Dünya Savaşından yeni çıkmış olan Kabardey-Malkar Özerk Cumhuriyeti var gücüyle savaş yaralarını sarıyordu. Savaşta büyük yıkımlar yaşayan Malkarlılar hayatlarını yeniden tanzim etmek için canla başla uğraşıyorlardı. Bir gece yarısı, ansızın, yarım saat içinde, öz yurtlarından topyekün sürgün edilebilecekleri hiç birinin aklının ucundan bile geçmiyordu. Halkların kendi öz yurtlarından başka yerlere zorla sürgün edilmesi, en büyük insanlık suçudur. 8 Mart 1944 tarihinde, Kuzey Kafkasya bölgesinde tarihin en büyük insanlık suçlarından biri işlenmiştir. Kanlı diktatör Stalin’in başında bulunduğu Sovyet yönetimi, II. Dünya Savaşı sırasında Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Malkarlıları kendi öz vatanlarından topyekün Orta Asya’ya sürgün etmiştir. 380972_49534
Malkarlıların sürgün edilmesinden kısa bir süre önce, 2 Kasım 1943 tarihinde, Malkarlıların ikiz kardeşleri olan Karaçaylılar (63.323 kişi) da aynı akıbete uğramışlardı. 1944 yılının ilkbaharında, II. Dünya Savaşından yeni çıkmış olan Kabardey-Malkar Özerk Cumhuriyeti var gücüyle savaş yaralarını sarıyordu. Savaşta büyük yıkımlar yaşayan Malkarlılar hayatlarını yeniden tanzim etmek için canla başla uğraşıyorlardı. Bir gece yarısı, ansızın, yarım saat içinde, öz yurtlarından topyekün sürgün edilebilecekleri hiç birinin aklının ucundan bile geçmiyordu.
20 Şubat 1944’te, SSCB İçişleri Bakanlığı Halk Komiserliği Güvenlik Komitesi Başkanı L.P. Beriya, Çeçen-İnguşların sürgün işiyle bizzat kendisi ilgilenmek istiyordu. Beriya, ayrıca Kabardey-Malkar’daki durumu yakından incelemek istiyordu. Çok geçmeden, 24 Şubat günü, Kabardey-Malkar’daki durumu anlatan bir rapor sunuldu kendisine. Raporun ikinci bölümü şöyle bir cümleyle başlıyordu: “Malkarlıların, SSCB ve Komünist Partisinin büyük yardımlarına rağmen, Almanlarla işbirliği yaptıkları anlaşılmıştır.” Raporda, Malkarlıların Komünist devrime karşı olumsuz tutumları, milliyetçi eğilimleri, II. Dünya Savaşı sırasında ordudan firar ederek çeteler kurdukları hakkında bilgiler yer alıyordu. Raporun sonuç bölümünde ise şunlar yazılıydı; “Bütün bu bilgilerden de anlaşılacağı üzere, Malkarlıların, Kabardey-Malkar ÖSSC’den sürgün edilmeleri uygun olacaktır…”
Aynı gün Beriya, Stalin’e bir telgraf çekti: “Çeçen-İnguşların sürgün edilmesi işi tamamlandıktan sonra; bu iş için görevlendirilmiş olan askerlerin bir bölümünün Malkarlıların sürgünü için Kuzey Kafkasya’da kalmalarının uygun olacağını düşünüyorum. Eğer siz de uygun görürseniz, Moskova’ya dönmeden önce Malkarlıların sürgün işini de tamamlamak istiyorum. Emirlerinizi bekliyorum.” Stalin, Beriya’nın telgrafına ertesi gün cevap vererek, Beriya’nın görüşlerine katıldığına ve gerekenin yapılmasını bildiriyordu.
Kabardey Malkar Komünist Partisi I. Sekreteri Z.D. Kumehov anılarında şöyle yazıyor: “Beriya, 2 Mart 1994 tarihinde özel bir trenle Nalçik şehrine geldi. Çok kızgındı. Beni görünce Kabardey Malkar ÖSSC’ye küfürler yağdırdı. Elbruz dağını Almanlara verdiniz diye bağırdı. Kabardey-Malkar hainler yuvası haline gelmiş. Bütün Malkarlıları buradan süreceğiz.”
SSCB Devlet Güvenlik Komitesi de, 5 Mart günü, Stalin’in başkanlığında toplanarak kararını açıkladı: “Kabardey-Malkar ÖSSC’de yaşayan bütün Malkarlıların (Kazakistan SSC’ye 24 bin, Kırgızistan SSC’ye 15 bin) sürgün edilmesi uygun görülmüştür.” Malkarlıların sürgün işinde 5 General, Devlet Güvenlik Komitesinden 2 Komiser ve 17 bin askerden oluşan askeri birlikler, NKVD ve NKGB’den 4 bin asker görevlendirilmişti. Askeri birliklerin çoğunluğu daha önce Karaçaylıların ve Çeçen-İnguşların sürgününde görev yaptıkları için bu işte “tecrübeli” idiler!
5 Mart 1944 tarihinde Sovyet askerleri, Malkarlıların yaşadığı yerleri kuşattılar. Halka, “Askerlerin dinlenmek için geldikleri” söyleniyordu. Zavallı halk da bunun için ellerinden geldiği kadar askerlere misafirperverlik etmeye çalışıyordu. NKVD’nin kararnamesi 7 Mart günü Bziava’nın eline ulaştı. Bziava vakit kaybetmeden gelen emri General Piyaşev’e ve Filatov’a iletti. Gelen emir derhal uygulamaya kondu.
Ertesi gün, yani 8 Mart 1944 tarihinde, sabaha karşı saat 06.00’da Malkarlılar sürgün edilmek için apar topar uyudukları yataklarından kaldırıldılar. Yani, 8 Mart günü Malkarlılar güneşin doğuşunu bile göremediler. Sovyet askerleri ellerinde otomatik tüfekler olduğu halde Malkar halkını (37.713 kişi) tren istasyonlarına yığarak hayvan vagonlarına doldurdular. Oğulları, kocaları, kardeşleri, babaları, yani kısacası bütün Malkarlı erkekler cephede Sovyet ordusu saflarında Almanlara karşı savaşırken, bu insanların adı “vatan haini”ne çıkmış ve çok uzun bir yolculuk için hayvan vagonlarına doldurulmuşlardı. Nereye ve niçin gidiliyordu? Hiçbir cevap yoktu.
11 Mart 1944 tarihinde Beriya, Stalin’e bir telgraf daha gönderdi: “Malkarlıların sürgün işi başarılı bir şekilde tamamlanmıştır. Kazakistan SSC’ye ve Kırgızistan SSC’ye toplam 37.713 Malkarlı sürgün edilmiştir…”
Orta Asya’nın çeşitli bölgelerinde 14 yıl sürgün hayatı yaşayan Malkarlılar 1957 yılında Sovyet Yüksek Şurası’nın kararıyla kendi yurtlarına geri döndüler. Malkar Türkleri sürgün sonrasında nüfuslarının yarıdan fazlasını kaybetmiş durumdaydılar.
Komünist Partisi’nin 50’nci yılında yapılan 20’inci toplantısında: “Malkarlıların iftiraya kurban gittiği, suçsuz yere sürgün edildikleri” açıklandı. 14 Kasım 1989 tarihinde SSCB Parlamentosu: “Zorla sürgün edilen halkların, kanun dışı yollarla ve haksız yere sürgün edildikleri ve iade-i itibarları” hakkındaki görüşlerini deklare etti.
Böylelikle, SSCB’nin Yüksek Şurası 1930-40’lı yıllarda sürgün edilen bu halklardan özür dilemiş oldu. 16 Nisan 1991 tarihinde, Rusya SSC Parlamentosu, “Sürgüne tabi tutulan halkların aklanması ve iade-i itibarı hakkındaki kanunu” kabul etti. Malkarlılar bu kanunu 47 yıl beklemişlerdir.
Malkarlılar, 1944 yılında uğradıkları zulmü, tarihleri boyunca görmemişlerdir. 8 Mart günü,
Malkarlıların yas günüdür. Bu gün, Stalin ve Beriya soykırımının zulmüne uğrayan Malkar halkının göz yaşı döktüğü acı bir gündür.