MHP’Lİ AKÇAY: “BAŞBAKAN ERDOĞAN İÇİN YOLUN SONU GELMİŞTİR”


19936_nMHP Manisa Milletvekili Erkan AKÇAY, İstanbul’da Gezi Parkına yapılması planlanan alışveriş merkezi ve ağaçların kesilmesine karşı protestolar ile başlayıp kısa sürede ülke çapında AKP karşıtı niteliğe bürünen protestolarla ilgili olarak bir açıklama yaptı. Açıklamasında Başbakan Erdoğan’a yüklenen AKÇAY, “ Başbakan, kendisine muhalefet edenleri adeta düşman olarak görmektedir. Başbakan onları imha etme gayretindedir. Başbakan işbirlikçileriyle beraber yürüdüğü yollarının sonuna gelmiştir. Olayların ülke geneline yayıldığı 31 Mayıs 2013 tarihi, AKP iktidarı için yolun sonu anlamına gelmektedir.”dedi.
İstanbul’da Gezi Parkı müdahalesi ile başlayan protestolar başta başbakan Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere AKP’ye yönelirken vatandaşların bu gösterilere katılımı artarak devam etmektedir. MHP’li AKÇAY yurdun dört bir yanındaki eylemleri değerlendirirken “Taksim’de yaşanan iktidarın şiddeti, baskısı, zulmü ülkemizi baştan başa sarmıştır. AKP iktidarında toplumsal kutuplaşmalar zirve noktasına ulaşmıştır.” İfadelerini kullandı.
Başbakan’ın tutumunu eleştiren AKÇAY, başbakan Erdoğan’ın kriz üzerinden cepheleşmeler imal ederek siyaset yaptığını, toplumu kendisini destekleyenler ve desteklemeyenler olarak ayırdığını belirtti.
“Başbakan’ın yanlış tutumu insanların sabrını taşırmıştır”
Başbakan’ın “ben yaptım oldu”cu mantığının vatandaşların sabrını zorlayarak tahrik ettiğini ve olayların fitilini ateşlediğini belirten AKÇAY, “Başbakan 10,5 yıldır aklına eseni yapmakta, kibir, aşağılama ve zorbalıkta rekor kırmakta, demokratikleşmenin Türk milletini bölüp parçalamakla gerçekleşebileceği gafletine düşmektedir. Başbakan, küçümsemeyi, azarlamayı, ötekileştirmeyi marifet saymaktadır. Neticede Başbakan Erdoğan toplumsal ateşin üzerine benzinle giderek Türkiye’yi bir korku sarmalına hapsetme gayretine girmiştir ” dedi.
MHP’li AKÇAY, Başbakan Erdoğan’ın Taksim’de yağma ve yolsuzluk için birilerine verdiği sözü diktatörlük örnekleriyle yerine getirme çabasında olduğunu belirttiği açıklamasında “Başbakan Erdoğan Türk milletinin değerlerini yağma konusunda verdiği sözleri yerine getiremeyecek olmanın paniğiyle 10,5 yıldır bildiğimiz tahrik edici üslubunu takınmıştır” sözlerine yer verdi.
MHP’li AKÇAY, başbakanın iç savaş tahrikçiliği yaptığını da belirtti: “Başbakan Erdoğan 1 Haziran 2013 günü ‘100 bin kişi topladığınız yerde biz 1 milyon kişi toplarız” demiştir. Başbakanın bu ifadeleri açıkça iç savaş tahrikçiliğidir.”
“Başbakan Erdoğan samimiyetsiz ve ikiyüzlü davranmaktadır”
MHP’li AKÇAY açıklamasında Başbakan Erdoğan’ın Gezi Parkı protestocularına verdiği cevapla çevre ve kent duyarlılığına karşı rantiyeci ve samimiyetsiz yaklaşımını ortaya koyduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan’ın İstanbul Zeytinburnu’ndaki gökdelenlerin şehir siluetini bozduğunu ve bu binaların tıraşlanması gerektiğine yönelik ifadelerine dikkat çeken AKÇAY, vatandaşların da yaşadıkları kentin dokusunu bozan yapılaşmalara karşı tepkilerini göstermede en az Başbakan kadar haklı olduklarını belirtti. AKÇAY, başbakanın kendi gösterdiği tepkinin vatandaşlarımızın büyük çoğunluğunca benimsenmesine karşı çıkmasının anlaşılmaz olduğunu ifade etti.
“Başbakanın kibri vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır”
MHP’li AKÇAY açıklamasına şöyle devam etti: “Başbakanın vatandaşlarımızı “ayyaş”, “alkolik”, “çapulcu” olarak itham ederek ideolojik davranmakla suçlaması milletimizi derinden yaralamıştır. Başbakan hem mimari deha, hem ahlak filozofu, hem şehir planlamacısı, hem tıp doktoru, hem dış politika ustası, hem Ortadoğu fatihi, hem din âlimi, hem tarih bilgini, hem yaşam koçu olma peşindedir. Başbakanın bu kibri vatandaşlarımızı çileden çıkarmıştır. Başbakan’ın içen herkesi alkolik olarak suçlayıp kendisine oy verenleri bu ithamdan muaf tutması akıl tutulmasıdır. Başbakan’ın dizi filmlerle cebelleşmesi, öğretmenleri azarlaması, çiftçilerimize hakaretler yağdırması, teröristlere kucak açması, eğitim hayatındaki uzlaşmadan kaçan düzenlemeleri, toplumun her kesimiyle sürtüşmesi milli vicdanların nefret duymasına yol açmıştır. ‘Türk Milleti’, Atatürk ve ‘Türk’ kavramının hedef yapılması, başkanlık sistemi tartışmaları, eyalet sistemine kapı aralayan konuşmaları, Reyhanlı saldırısı ve Suriye politikası, İmralı görüşmeleri, akil insan gruplarının teşekkül ettirilerek halkın üzerine salınması, eli kanlı teröristlerin ellerini kollarını sallayarak gitmelerine izin verilmesi, ‘T.C.’ nin tabelalardan indirilmesi, “Ne mutlu Türküm diyene” sözünün silinmesi, ’Gençliğe Hitabe’nin tartışmaya açılması, son iki yılda vatandaşlarımızın Başbakan Erdoğan ve hükümetine yönelik tepkilerini arttırmıştır. Protesto gösterilerinin bütün sıcaklığı ile devam ettiği bir anda ‘Türkiye’de evlerinde zor tuttuğumuz bir yüzde 50 var.’ sözü ise Başbakan’ın tahrik edici zihniyetinin ifadesidir. Bu gelişmeler karşısında yaşanan gösteriler çok bilinen bir fizik kuralını olan ‘sıkışırsa patlar’ kuralını hatırlatmaktadır. Öte yandan krizin en derin noktasında Başbakan’ın adeta kaçarak yurtdışına gitmesi ise bir basiretsizlik örneğidir. Aklımızdaki soru bugünkü kargaşadan daha sıkıntılı bir ortamda başbakanın firar edip etmeyeceğidir.”
“Başbakan Erdoğan ve hükümetinin inşa ettiği korku duvarı yıkılmıştır”
Başbakan Erdoğan’ın iktidar süresi uzadıkça elindeki kamu gücünü despot bir şekilde kullanma eğiliminin arttığını belirten MHP’li AKÇAY, bu durumun hükümete yönelik toplumsal tepkileri tetiklediğini ifade etti. AKÇAY, “Başbakan Erdoğan iktidarının yozlaştıran yüzünü göstermektedir. Yaklaşık bir haftadır süren gösterileri neticesinde halk Başbakan Erdoğan ve hükümetinin inşa ettiği korku duvarını yıkmıştır. Bu durum AKP ve Başbakan Erdoğan için yolun sonunun geldiğini göstermektedir” dedi.